saldırmıyorum
saldırmıyorum
saldırmıyorum
.

kalbimde bir kamera var
ölmeye hazır tüm renklerden

denize kafa atan bir huysuz gördüm
hiç bir yeri kanamadı

kurum öldürür from birikizifir on Vimeo.

Kırmızı ışıklarda durmayan kara bisiklet çatı katından kanalizasyona fırlatıldı
Hiç denenmemiş bir kurşunun yalnızlığı ve çıplaklığı esir
Bir birini ısıran kuşlar besleyeceğim, hiç durmadan bir birini ısıran içleyen ölen ve dirilen kuşlar
Biri biri rakamlardan sildi, sıfırın bayramı yasak
Z harfi kurtulsa alfabeden, peşine düşülür temin ederim
Bir sinir, beynimde, hükmediyor
Bir damar, avare
Politik mi eller, politik mi eklemler politik mi olum
Susmak kilitli o çocuklar öldü
Delirmek kilitli o çocuklar öldü
Dinsin diye o yerlerim bir uçurtma yapmalıyım, hayaletlere varmalı

Kulaklıklarını yok edin bu toplumun dediMerdivenler dikin saklı bahçelere adımlar yeşerecek yenidenTüm elsizleri evsizlerle tanıştırınBenzinliklerini bombalayınArabalar, motosikletler, tırlar, tekneler, teyyareler çürüsünYürüsünler  yüzsünler  yükselsinlerMerdivenler dikin saklı bahçelere adımlar yeşerecek yenidenTüm sessizleri ölülerden uzak tutun dediKaranlık yüzleri aynalara itinEczaneleri yağmalayınŞurup ırmakları tablet yağmurları merhem resimleri uyandırınDuvarları balyozlayıp odaları birleştirinŞaşkınlık başlasın, karmaşa yaşlansınDinlenmeden sökülmesin çiçekler dillerdenDinlenmeden sökülmesin çiçekler dillerden dediKaldırımları sökün bir elma boyu kadar bile fark olmasın zemindeDurakları fırçalayın temizlenip silinsinler güzel’ceKöhne çiviler sökülsün basma kalıp tahtalardanEmme-basma-tulumba denklemini çökertinKafaların özü gürleşsin yeniden

Telefon ağlarını, banka hesaplarını ve cüzdanları çekin, çekebildiğiniz kadar evlerden evrendenSözcükleri söylemleri sözlükleri, atalardan, duvarlardan, meyhane masalarından, cami avlularından, raflardan cımbızlayınÖn arka sağ sol üst alt yargıları ortasından bodozlama deşinSoyunup yaradan rab elbisesi giyenlerin fişini çekin dedi

Özgür olamadınız hiç özgürlükten bahis açmayınOlamazsınızBeklemiyorum erişmenizi mertebemeÖzgür olmaya çalışmayın öyle var etti siziYorulmayın bu savaştaEksilir yok edersiniz ,Duyulmadı dedi ,Duyanlar uyanamadı,Uyananlar uyamadı dedi  

Kıvırcık saçlı bir karıncayla selam yolladım hepinizeKumral saçlı bir papatya yürüttüm güneş altında günlerceBoyadı saçlarını güneşe, limonlar eridi teninde

İçinizden biri olmayacak sizi buraya getirenBeklemiyorum erişmenizi mertebemeBir lokmada doyurun açlığınızıBir hırkada kurtulun donmaktanBu trenler gelip geçer geçip giderDurakları fırçalayın temizlenip silinsinler güzel’ceBelli-belirsiz rotalar, hırlı-hırsız menziller, kırık-takık pusulalar, zehirli akrep sıyrılmış yelkovanlar serpeceğim üstünüzeGeceler sepya tonunda, gündüzler cam göbeğinden izlenecek ;GünlerGüneşlerEsneyen bu zamanDaralan vakitleriniz olacak yineBu seçim olmayacak seçemeyeceksiniz seçilemeyeceksinizBoynunuza pamuktan iplikler öreceğimSallanacaksınız kaydıraklardanOtobüsüm GeldiCamlardan sarkan ayaklarlaArka koltukta serilmiş kellelerle,Başında olacağımız tüm haydutlarla
Durun şimdi iniyoruz yeniden damarınızdanBeklemeyin izimiz yokİz olmayacakİz insiz dağ başlarından sıyrıldıİz sonsuzluğa damlayacak yenidenBu tekerlekler dönüyor muBoğulmadılar mıYanmadılar mı hiçBilmeyizŞimdi susuyor tünellerimizDokuyor çiçeklerini pınar başları

Kulaklıklarını yok edin bu toplumun dedi
Merdivenler dikin saklı bahçelere adımlar yeşerecek yeniden
Tüm elsizleri evsizlerle tanıştırın
Benzinliklerini bombalayın
Arabalar, motosikletler, tırlar, tekneler, teyyareler çürüsün
Yürüsünler  yüzsünler  yükselsinler
Merdivenler dikin saklı bahçelere adımlar yeşerecek yeniden
Tüm sessizleri ölülerden uzak tutun dedi
Karanlık yüzleri aynalara itin
Eczaneleri yağmalayın
Şurup ırmakları tablet yağmurları merhem resimleri uyandırın
Duvarları balyozlayıp odaları birleştirin
Şaşkınlık başlasın, karmaşa yaşlansın
Dinlenmeden sökülmesin çiçekler dillerden
Dinlenmeden sökülmesin çiçekler dillerden dedi
Kaldırımları sökün bir elma boyu kadar bile fark olmasın zeminde
Durakları fırçalayın temizlenip silinsinler güzel’ce
Köhne çiviler sökülsün basma kalıp tahtalardan
Emme-basma-tulumba denklemini çökertin
Kafaların özü gürleşsin yeniden

Telefon ağlarını, banka hesaplarını ve cüzdanları çekin, çekebildiğiniz kadar evlerden evrenden
Sözcükleri söylemleri sözlükleri, atalardan, duvarlardan, meyhane masalarından, cami avlularından, raflardan cımbızlayın
Ön arka sağ sol üst alt yargıları ortasından bodozlama deşin
Soyunup yaradan rab elbisesi giyenlerin fişini çekin dedi

Özgür olamadınız hiç özgürlükten bahis açmayın
Olamazsınız
Beklemiyorum erişmenizi mertebeme
Özgür olmaya çalışmayın öyle var etti sizi
Yorulmayın bu savaşta
Eksilir yok edersiniz ,

Duyulmadı dedi ,
Duyanlar uyanamadı,
Uyananlar uyamadı dedi  

Kıvırcık saçlı bir karıncayla selam yolladım hepinize
Kumral saçlı bir papatya yürüttüm güneş altında günlerce
Boyadı saçlarını güneşe, limonlar eridi teninde

İçinizden biri olmayacak sizi buraya getiren
Beklemiyorum erişmenizi mertebeme
Bir lokmada doyurun açlığınızı
Bir hırkada kurtulun donmaktan
Bu trenler gelip geçer geçip gider
Durakları fırçalayın temizlenip silinsinler güzel’ce
Belli-belirsiz rotalar, hırlı-hırsız menziller, kırık-takık pusulalar, zehirli akrep sıyrılmış yelkovanlar serpeceğim üstünüze
Geceler sepya tonunda, gündüzler cam göbeğinden izlenecek ;
Günler
Güneşler
Esneyen bu zaman
Daralan vakitleriniz olacak yine
Bu seçim olmayacak seçemeyeceksiniz seçilemeyeceksiniz
Boynunuza pamuktan iplikler öreceğim
Sallanacaksınız kaydıraklardan

Otobüsüm Geldi
Camlardan sarkan ayaklarla
Arka koltukta serilmiş kellelerle,
Başında olacağımız tüm haydutlarla

Durun şimdi iniyoruz yeniden damarınızdan
Beklemeyin izimiz yok
İz olmayacak
İz insiz dağ başlarından sıyrıldı
İz sonsuzluğa damlayacak yeniden
Bu tekerlekler dönüyor mu
Boğulmadılar mı
Yanmadılar mı hiç
Bilmeyiz

Şimdi susuyor tünellerimiz
Dokuyor çiçeklerini pınar başları

Sevgilim bu senin sesin 
Ve yine kaybolan izin
Kafamda bekler birikenler
Çocuk ellerimin yırtılmış eldivenleri
Elini başıma uzat rahatlatırsın beni

Bu dünya bakıyor ama görmüyor bizi

Sevgilim bu senin sesin

Ve yine kaybolan izin

Kafamda bekler birikenler

Çocuk ellerimin yırtılmış eldivenleri

Elini başıma uzat rahatlatırsın beni

Bu dünya bakıyor ama görmüyor bizi

Bu atmosfersizlik başını ağrıtan
Şeritlerinde deniz eskisi  tonlar
Keçiler kişniyor  kırmızı ışıklarda
Başın kaynıyor teraziden
İki el ok değil yay değil
Deşiyor derini 
Kanıyorsun bu rüzgara
Savrulmak böyle değil

Biliyorsun unutuşun sesini
Davetiyeler yakıyorsun yarınlara
Bir biz olsak yeter aslında
Durmasınlar etrafta mumlar gibi
Herkes düşsün dibine
Avucunda,teninde,savrulmak böyle değil
Düşerdin eskiden de bulutlara
Uyku bilmezdin uçuşlarında
Hey kaptan demirsiz çivisiz
Nereye batırdın bizi
Hey kaptan 
Çek bizi kıyıdan 
Açılalım kapandıkça güneş
Işık böyle değil
Adımlar
Sızılar
Kırpılan gözler 
Paylaşıldıkça azan hüzünler
Dertten tenden künden bu dünya,

Barap barap barap

Şarap  yakıldı mı hiç 
Kızarık gök yüzü 
Toprak ayakları 
Bedenim arasında 

Çekiniyordu eşsiz sevinçlerden, kıyısından usulca yürüyor şimdi
Bir it kişniyor,
Bir kedi kanatlanmış,
Miyavlıyor vapurun ardında martılar.
Geceden sabah ninnileri artık geç değil

 

Bu atmosfersizlik başını ağrıtan

Şeritlerinde deniz eskisi  tonlar

Keçiler kişniyor  kırmızı ışıklarda

Başın kaynıyor teraziden

İki el ok değil yay değil

Deşiyor derini

Kanıyorsun bu rüzgara

Savrulmak böyle değil

Biliyorsun unutuşun sesini

Davetiyeler yakıyorsun yarınlara

Bir biz olsak yeter aslında

Durmasınlar etrafta mumlar gibi

Herkes düşsün dibine

Avucunda,teninde,savrulmak böyle değil

Düşerdin eskiden de bulutlara

Uyku bilmezdin uçuşlarında

Hey kaptan demirsiz çivisiz

Nereye batırdın bizi

Hey kaptan

Çek bizi kıyıdan

Açılalım kapandıkça güneş

Işık böyle değil

Adımlar

Sızılar

Kırpılan gözler

Paylaşıldıkça azan hüzünler

Dertten tenden künden bu dünya,

Barap barap barap

Şarap  yakıldı mı hiç

Kızarık gök yüzü

Toprak ayakları

Bedenim arasında

Çekiniyordu eşsiz sevinçlerden, kıyısından usulca yürüyor şimdi

Bir it kişniyor,

Bir kedi kanatlanmış,

Miyavlıyor vapurun ardında martılar.

Geceden sabah ninnileri artık geç değil

 

Üzüm çekirdeklerini üzdün mü şaraplar boğmalı seni, Şef
Esrikliğimden,demimden aldı beni Susunca öylece dolacağım gözlerinden,
Duydun mu ŞefÜzüm çekirdeklerini üzdün mü şaraplar boğmalı seni!
Hey  Şef, İki kadeh daha, biri yalnız olsun biri budala  İkimizin çırası ateşe bulanmadan Harlar ellerimi gözlerini budamadan İki kadeh daha istiyoruz  Getirirsin, olmaz mı, Şef
Hücrelerimize ekilmiştik, ŞefÇekilip, çekiniyoruz artık, arzu dolu, hançerli nefeslerdenArdışık seslerimiz bülbüllere sığmazdı
 Gök deldi seslerimiz, bulutlar bilir bir de tenimiz Birdeydi tenimiz Tenimiz ceninden kefenden sıyrık O savruk hallerimiz, Şef O tüm hallerimiz
Ateşten Şef ateşten  buğulandık Çadırları yırttık Fenerleri kırdık Ağaçları kestik Levhaları yıktık birer birer, Şef
Yön yoktu Olsa olsa, aşk salgını kanımız  Ateşten buğulandık
Parçalandı ki aşk Ormanın merkezinden reçeteler göçüyor şimdi  Tüm yaralara Tüm yarınlara, Şef
Onunla orada olmak ! Onunla olmak, Şef ?
Şimdi, kulaklarımda dolanan kudretli heceler Kırılıyor, Düşüyor Yürüyemiyor…

Şimdi kadehleri kır Şef, meyleri özgür bırak, Görünür görünmez tüm oluklardan sarkan, O olacak

Üzüm çekirdeklerini üzdün mü şaraplar boğmalı seni, Şef

Esrikliğimden,demimden aldı beni
Susunca öylece dolacağım gözlerinden,

Duydun mu Şef
Üzüm çekirdeklerini üzdün mü şaraplar boğmalı seni!

Hey  Şef,
İki kadeh daha, biri yalnız olsun biri budala
İkimizin çırası ateşe bulanmadan
Harlar ellerimi gözlerini budamadan
İki kadeh daha istiyoruz
Getirirsin, olmaz mı, Şef

Hücrelerimize ekilmiştik, Şef
Çekilip, çekiniyoruz artık, arzu dolu, hançerli nefeslerden
Ardışık seslerimiz bülbüllere sığmazdı

Gök deldi seslerimiz, bulutlar bilir bir de tenimiz
Birdeydi tenimiz
Tenimiz ceninden kefenden sıyrık
O savruk hallerimiz, Şef
O tüm hallerimiz

Ateşten Şef
ateşten  buğulandık

Çadırları yırttık
Fenerleri kırdık
Ağaçları kestik
Levhaları yıktık birer birer, Şef

Yön yoktu
Olsa olsa, aşk salgını kanımız
Ateşten buğulandık

Parçalandı ki aşk
Ormanın merkezinden reçeteler göçüyor şimdi
Tüm yaralara
Tüm yarınlara, Şef

Onunla orada olmak !
Onunla olmak, Şef ?

Şimdi, kulaklarımda dolanan kudretli heceler
Kırılıyor,
Düşüyor
Yürüyemiyor…

Şimdi kadehleri kır Şef, meyleri özgür bırak,
Görünür görünmez tüm oluklardan sarkan,
O olacak

ve yön önemsiz  dokunmanın dayanılmaz coğrafyasında  sarsılmadan ve çakılmadan bir çiçeğin canlılığı için  kıvılcımdan rüya demetleri, beynimde silahsız kavradığı tüm renklerle bir ordu, kalbimde silahsız bir çiçeğin canlılığı için tenimde elimde rüzgarda yağmurda karanlıkta,aşkta silahsız bir çiçeğin canlılığı için çıplak hayaletler bahçelerde dans ederken susan kuru yaprak ve dikenler  solmuş ve yol tarif edenler bir kıyıdan bir kıyıya geçmek için bu kıyımdan bir kıyıya geçmek için ve yön önemsiz dokunmanın dayanılmaz coğrafyasında
değiştirin deşin dünyayıdevrim devirmek devridirbir çiçeğin canlılığı için 

ve yön önemsiz
dokunmanın dayanılmaz coğrafyasında

sarsılmadan ve çakılmadan
bir çiçeğin canlılığı için
kıvılcımdan rüya demetleri, beynimde silahsız
kavradığı tüm renklerle bir ordu, kalbimde silahsız
bir çiçeğin canlılığı için
tenimde elimde rüzgarda yağmurda karanlıkta,aşkta silahsız
bir çiçeğin canlılığı için

çıplak hayaletler bahçelerde dans ederken
susan kuru yaprak ve dikenler  solmuş

ve yol tarif edenler
bir kıyıdan bir kıyıya geçmek için
bu kıyımdan bir kıyıya geçmek için

ve yön önemsiz
dokunmanın dayanılmaz coğrafyasında


değiştirin deşin dünyayı
devrim devirmek devridir
bir çiçeğin canlılığı için 

Ve durmadan yıkıp tekrardan Altı duvar yaptın kendine Yaktın saksıları, içirdin çiçekleri Ve sokağın çıplaklığı dokundu kanına

Devir! Yabancı ve loş Bilmeden ve boş Ve durmadan koş Güneş!  Tanık ve tutuklu Bilgin ve suçlu Ve durmadan herkese borçlu Ve sokağın çıplaklığı dokundu kanına İçirdin saksıları yaktın çiçekleri Ve durmadan yıkıp tekrardan  Altı duvar yaptın kendine

Ve durmadan yıkıp tekrardan
Altı duvar yaptın kendine

Yaktın saksıları, içirdin çiçekleri
Ve sokağın çıplaklığı dokundu kanına

Devir!
Yabancı ve loş
Bilmeden ve boş
Ve durmadan koş

Güneş!
Tanık ve tutuklu
Bilgin ve suçlu
Ve durmadan herkese borçlu

Ve sokağın çıplaklığı dokundu kanına
İçirdin saksıları yaktın çiçekleri

Ve durmadan yıkıp tekrardan
Altı duvar yaptın kendine