ve yeniden geleceğini hissederken ölümünü dileyerek                                                                                                                     bir tepenin çukuruna ineceğim azar azar gittiğini, bittiğini görerek ve parmaklarımdan kan akarken esneyeceğim,  firari bir deli değil çünkü, durmadan dönenen bir çekirge, sayıklayarak kendini boğan bir istiridye, ısırılan bir kuyruk ucu, bir ok ateşi, bir köşe vuruşu hali belki, öksüren bir kaya, sürünen bir incik bu yalnızlık  içinde sesler çivi  içinde sesler çekiç  içinde sesler kerpeten  içinde herkes çukur elleri sevişme kokuyor bu yalnızlığın  elleri sigara kokuyor,  ellerinde dişlediği bir korku  gözünün birini yitirdi  dudakları kurudu bu yalnızlığın genzi haykırıyor  “mutlu musun”  soluksuz ötesine geçmeyi beklerken, varıp bağırıyor buradayım diye bu odaya da varıp nefesliyor kendini  onu ciğerlerinden asmak istiyorum kalbi her yerime bulanmışken,  bu tutkusuz bir cinayet  bu yalnızlık ağır ağır ilerleyen bir fare, zerresini biliyor zeminin,   bulutlara aşina bir hayvan,  balıkların mağaralarında meşk etmiş , darbelerle dilsiz kulaksız gözsüz‘leşmiş bu yalnızlık siniyor üstüme ve bağımlıyor,  kazıyacağım bir alçıyı kaşıkla sökercesine ve parmaklarımdan kan akarken esneyeceğim azar azar gittiğini, bittiğini görerek ve yeniden geleceğini hissederken ölümünü dileyerek bir tepenin çukuruna ineceğim.  

ve yeniden geleceğini hissederken ölümünü dileyerek                                                                                                                     bir tepenin çukuruna ineceğim
azar azar gittiğini, bittiğini görerek
ve parmaklarımdan kan akarken esneyeceğim,

firari bir deli değil çünkü, durmadan dönenen bir çekirge, sayıklayarak kendini boğan bir istiridye, ısırılan bir kuyruk ucu, bir ok ateşi, bir köşe vuruşu hali belki, öksüren bir kaya, sürünen bir incik bu yalnızlık

içinde sesler çivi
içinde sesler çekiç
içinde sesler kerpeten
içinde herkes çukur

elleri sevişme kokuyor bu yalnızlığın
elleri sigara kokuyor,
ellerinde dişlediği bir korku
gözünün birini yitirdi
dudakları kurudu bu yalnızlığın
genzi haykırıyor  “mutlu musun”

 soluksuz ötesine geçmeyi beklerken, varıp bağırıyor buradayım diye
bu odaya da varıp nefesliyor kendini
onu ciğerlerinden asmak istiyorum kalbi her yerime bulanmışken,
bu tutkusuz bir cinayet
bu yalnızlık ağır ağır ilerleyen bir fare, zerresini biliyor zeminin,
 bulutlara aşina bir hayvan,
balıkların mağaralarında meşk etmiş ,
darbelerle dilsiz kulaksız gözsüz‘leşmiş
bu yalnızlık siniyor üstüme ve bağımlıyor,
kazıyacağım bir alçıyı kaşıkla sökercesine ve parmaklarımdan kan akarken esneyeceğim
azar azar gittiğini, bittiğini görerek
ve yeniden geleceğini hissederken ölümünü dileyerek bir tepenin çukuruna ineceğim.
 



Deli çiçekler
Deli çiçekler
Deli çiçekler
.

bir kuşun rüyasında kalbini içmek istiyorum

Bu gerekli kaptan!

(Kaynak: vimeo.com)

Artık Gördüğüm Tüm Güvercinlerde Sen De Varsın Hrant Dink !!!

(Kaynak: vimeo.com)

'Darbeye teşebbüs'ten müebbet hapsi istenen çArşı liderlerinden Cem Yakışkan: Yerin dibine batsın iddianameleriniz - Diken

o’sensin
hiçbir hap
hiçbir susuş
hiçbir mesafe
hiçbir kaçış
hiçbir kayboluş
hiçbir geri dönüş
değiştiremeyecek
o’sensin
.

https://soundcloud.com/birikizifir/kedi

saldırmıyorum
saldırmıyorum
saldırmıyorum
.